Evde ödev kavgası çocuğa zarar veriyor

Evde ödev konusu aile ile çocuk arasındaki en temel sorun alanlarından birini oluşturuyor. Ebeveynler genellikle çocuklarına ödevlerinde yardımcı olmanın mı, yoksa onları kendi halinde bırakmanın mı daha doğru tercih olduğu konusunda kafa karışıklığı yaşıyorlar. Özellikle ödevlerini yapmak konusunda direnç gösteren çocuklara kimi aileler tepki ya da baskıyla yanıt vermekte. Ancak uzmanlar uyarıyor: Fazla baskı çocuğa fayda yerine zarar veriyor.
GÖÇMEN KÖKENLİ ÇOCUKLAREvde hergün ödev kavgası çoğu ailenin yaşadığı bir problem. Bazı ebeveynler sanki kendileri özel öğretmenmiş gibi çocuğa ödevlerinde yardımcı olurken, bazı ebeveynler de ödevini yapmayan çocuğu internet ya da televizyonla tehdit etmekte ve ultimatomlar vermekte. Bazı aileler ise çocumların ne ödevini yapmasıyla ne de yapmamasıyla ilgilenmekte. Çocuğun ödevi ve dersleriyle ilgilenmeyen bu ailerin önemli kısmı zaten çocukları okulda başarılı olan ve ödevini yapmak için ekstra çabaya muhtaç olmayan çocukların aileleri değil. Okulda zayıf olan ve genellikle göçmen kökenli olduğu için dil problemi yaşayan ve asıl evde desteğe ihtiyaç duyan çocukların aileleri genellikle bu son kategoriye giriyor.
EBEVEYN YARDIMI FAYDALI MI?
Çocuklara ev ödevi verilmesi mi daha doğru yoksa verilmemesi mi? Bu soruyu pedogoglar ve bilim insanları tartışadursun, okul ödevi hayatın bir gerçeği ve öğrenciler 15. yüzyıldan bu yana ev ödevi alıyorlar. Ev ödevinin amacı çocuğun kendi başına konuları tekrar etmesi, okulda öğrendiklerini daha iyi kavraması ve kelime hazinesini geliştirmesi.
„Journal of Educational Research“ dergisinde yayınlanan ve Alman ve İsviçreli bilim insanları tarafından 6. sınıf öğrencileri üzerinde yapılan bir bilimsel araştırmada ebeveynlerin ev ödevlerine yardım ettiği ailelerin çocukların sınav performanslarında gözle görülür bir iyileşme tespit edilmedi. 1700 İsviçreli ve Alman öğrenciden ev ödevlerine sürekli yardım edilenlerin notları ve genel okul performansları genellikle kötüye gitti. Aynı zaman dönemi içinde ödevlerini kendi başlarına yapmaya sevk edilen çocukların ise hem okul performansları hem de sınav sonuçlarında iyileşme gözlendi.
ÖDEV YARDIMI KISIRDÖNGÜSÜ
Ebeveynler çoğu zaman bir kısırdöngü içine giriyor: Çocuk okulda ve sınavlarda daha kötü performans gösterdikçe velilerin angajmanı ve ödevlere yardımı da artıyor; ve bu yardım arttıkça çocuğun notları daha da kötüleşiyor. Bir başka deyişle sorun velilerin çocukla ilgilenmesinde değil, bu ilgiyi gösterme şekillerinde. Uzmanlara göre çocuğa okulda gelir gelmez yöneltilen ilk sorunun „Ödevlerini bitirdin mi?“ ya da „Ödevin var mı?“ sorusunun sorulması çocuklar üzerinde büyük bir stres ve baskı meydana getiriyor.
Bilim insanlarına göre çocukların sürekli ödev baskısı altında tutulması ve sürekli ödev nedeniyle kontrol edilmesi çocuğa zarar vermekte. Uzmanlar kontrol yerine çocuğa sakin ve sessiz bir çalışma atmosferi ve kendine ait bir çalışma masası sağlanmasını önermekte. Ebeveynlerin mümkün olduğunca az ödevlere karışmasında ve yardıma ihtiyaç duyup duymadığına da bizzat çocuğun kendisinin karar vermesinde büyük yarar bulunmakta.
BEŞ FARKLI ÖĞRENCİ TİPİ
Tübingen Üniversitesi'na bağlı Hector-Instituts für Empirische Bildungsforschung adlı enstitüden bilim insanlarına göre de 5 farklı öğrenme tipine sahip öğrenci var. 8. sınıf üyesi 2000 öğrenci bir teste tabi tutuldu. Bu öğrencilerin Fransızca ödevleri de bilim insanları tarafından incelendi. Öğrencilerin hangi soruyu ne sürede yanıtladığı ve ödevleri için ne kadar zaman harcadığı gibi kriterlerin değerlendirilmesi sonucunda şu 5 tip tespit edildi: Çalışkan ve hızlı; yüksek derecede ilgili; ortalama çocuklar; sonuca varmakta zorlanan ve konsantre olamadığı için çok zaman harcayanlar ve en az zaman harcayıp ödevlerini bitiren ama sınavlarda notları çok da parlak olmayan çocuklar.
Haber: (Almanya Bülteni) – Düsseldorf